Güler Sabancı, Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu’nun 11. Kuruluş Yıldönümü Konferansı’nda Konuşma Yaptı

20.11.2012
  • SABANCI HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI GÜLER SABANCI ELEKTRİK PİYASASI DÜZENLEME KURUMU’NUN 11.KURULUŞ YILDÖNÜMÜ KONFERANSI’NDA KONUŞMA YAPTI
  • GÜLER SABANCI: “EN BÜYÜK ENERJİ KAYNAĞI, ENERJİ VERİMLİLİĞİDİR”
  • “TASARRUF BİLİNCİNİ ENERJİ ALANINDA YAYGINLAŞTIRMALIYIZ”
  • “TAM REKABETİN OLUŞMASI İÇİN BİR ELEKTRİK BORSASI’NIN KURULMASINI BEKLİYORUZ”
  • “BÜYÜK YATIRIMLARI ÇEKEBİLMENİN KOŞULU İSTİKRARLI BİR EKONOMİ YÖNETİMİ VE LİBERAL, ŞEFFAF VE ETKİN BİR ENERJİ PİYASASIDIR”

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun 11. Kuruluş yıldönümü dolayısıyla Ankara’da gerçekleştirilen konferansta bir konuşma yaptı.

121102 1-800x600Konuşmasının ilk bölümünde dünya enerji piyasalarındaki duruma değinen Sabancı;  “Gelişmekte olan ekonomiler enerji tüketiminin eksenini Batı’dan Doğu’ya doğru kaydırırken, enerji kaynakları bakımından da jeostratejik yansımaları olacak gelişmelere tanık oluyoruz. Kuzey Amerika konvansiyonel olmayan petrol ve doğal gaz kaynaklarını üreterek önemli bir ihracatçı konumuna ulaşmaya başladı.  Yanıbaşımızdaki Irak önümüzdeki dönemde dünya petrol ve doğal gaz dengelerinde ağırlıklı bir oyuncu durumuna gelecek. Türkiye’de aynı zamanda rekabetçi bir enerji piyasasını geliştirerek gelecekte bölgemizin en önemli enerji terminali durumuna gelmenin adımlarını da atacağına inanıyorum “dedi.

Sabancı, enerji üretim portföyünde fosil yakıtların payını azaltacak olan yenilenebilir enerji kaynaklarında, teknolojik gelişmelerin hızla devam ettiğini belirterek, “Dünyanın artan enerji talebini karşılamak için 2035 yılına kadar 37 trilyon dolar yatırım gereksinimi bulunuyor. Finansmana erişim için rekabet artıyor. Rekabetçi teknolojilerin diğerlerine kıyasla çok daha kazançlı olacakları bir döneme giriyoruz” dedi.

-ENERJİ VERİMLİLİĞİ-

Sabancı, bütün bu önemli dinamikler çerçevesinde, dünyanın artan enerji talebi ve enerji kaynakları potansiyeli denklemini doğru çözebilmek için mutlaka dikkatle üzerinde durulması gereken konu olarak enerji verimliliğini işaret etti. Sabancı şunları söyledi; ”Bütün büyük tüketiciler artık enerji verimliliğinin değerini, geç de olsa, kavradılar. Çin 2016 yılına kadar enerji yoğunluğunu %16 azaltma hedefini açıkladı. ABD  yakıt ekonomisini iyileştirecek yeni standartlara geçiyor. Avrupa Birliği 2020 yılında enerji yoğunluğunu %20 azaltma hedefinin detayları üzerinde çalışıyor. Gelecek yılın başlarında sonuçları yayınlayacaklar. Enerjide büyük aktörler enerjinin üretiminden tüketimine kadar olan tüm değer zincirinde verimlilik potansiyelini ortaya çıkaracak politikalar, stratejiler ve uygulamalar üzerinde arayışlarını dikkatle sürdürüyor”.

Enerji denkleminin petrol, doğal gaz, kömür ve yenilenebilir enerji gibi kaynakların sınırları içerisinde çözmeye çalışırken en büyük enerji kaynağı olarak enerji verimliliğine bakılması gerektiğini belirten Sabancı; ”Bizi ve bizden sonraki jenerasyonları ileriye taşıyacak adımları enerji verimliliğinden faydalanarak atmalıyız” dedi.

ENERJİ YATIRIMLARI -

Türkiye’nin halen OECD ortalamasının üçtü biri düzeyinde enerji tükettiğini ifade eden Güler Sabancı; “Bugün enerji piyasası en hızlı büyüyen OECD ülkesi olarak, uluslararası enerji çevrelerinin, yatırımcılarının en dikkatle izledikleri ve adeta yatırıma koşarak geldikleri bir ülke konumundayız. Özellikle elektrik ve doğal gaz talebi ve büyüme potansiyeli bakımından Türkiye dünyanın en dinamik piyasaları arasında yer alıyor” dedi.

Sabancı sözlerini şöyle sürdürdü;”Enerji talep artışına paralel olarak, enerjinin tüm sektörlerinde her yıl büyük miktarda yatırım yapılmasına ihtiyaç var. Bu ölçekte yatırımları çekebilmenin de iki temel koşulu var: Birincisi istikrarlı bir ekonomi yönetimi. Bunu başardık, devam ettirmeliyiz. İkincisi de liberal, şeffaf ve etkin bir enerji piyasası. Elektrik sektöründe rekabetçiliği artırmak ve yatırımlara hız kazandırmak üzere son yıllarda önemli adımlar atıldı”.

Sabancı şöyle devam etti; “Elektrik üretimi, ticareti, satışı ve dağıtımıyla Enerjisa’mızın da en ön sıralarında yer aldığı liberal bir elektrik piyasasının gelişiminde belli bir aşamaya gelmiş bulunuyoruz.

Ancak bu piyasayı daha fazla geliştirmek ve daha rekabetçi bir yapıya ulaştırmak durumundayız. Bunun için de dağıtım ve üretim özelleştirmelerinin vakit kaybetmeden tamamlanması, geleceğe dönük fiyat sinyalleri oluşturabilecek bir borsanın kurulması önem taşıyor. Gerçek yatırımcıyı ayırt eden düzenlemelere de daha fazla etkinlik kazandırılmasını bekliyoruz”.

Doğal gaz sektörüne bakıldığında, sürdürülebilir büyüme için arz ve talep dengesinin ve ekonomik verimliliğinin iyileştirilmesi gerektiğini vurgulayan Sabancı, “Doğal gaz sektöründe de elektrik sektörüne benzer şekilde rekabetçi bir piyasa yapısının oluşacağına inanıyoruz. Cari açığın önemli bir bileşeni olan enerji ithalatımızın büyük bir bölümü ulaştırma sektöründen kaynaklanıyor. Ancak elektrik üretiminde de, yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarında halen değerlendirilmemiş çok önemli bir potansiyelimiz var. Geçtiğimiz yıl kabul edilen Türkiye Enerji Verimliliği Strateji Belgesi ile bu alanda çok önemli bir hedef ortaya konuldu: 2023 yılında birim Gayri Safi Yurt İçi Hasıla üretmek için gereken enerji miktarını, diğer bir deyişle enerji yoğunluğunu, 2011 yılına göre en az %20 azaltmak! Bu önemli bir hedef” dedi.

ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞBİRLİĞİ -

Üniversite-sanayi işbirliğinin de öneminin altını çizen Sabancı;   “Bilim ve teknolojiyi destekleyen bir ortamdayız. Sanayi ve Bilim Bakanlığı ve TÜBİTAK’ın destekleri var. Bu desteklerin özellikle bu kanallara akacağına inanıyorum.

Enerjinin 3’te 1’lik bölümünü binalarda bir diğer 3’te 1’lik bölümünü de sanayide kullanıyoruz. Bu alanlarda enerjiyi daha verimli kullanmak için gerekli adımları kamu, özel sektör, üniversiteler, Sivil Toplum Kuruluşları olarak eşgüdüm içerisinde atmalıyız.  Enerjinin geleceği ve gerekli uluslararası politika ve çalışmalar için Sabancı Üniversitesi’nde İstanbul Uluslararası İklim ve Enerji Merkezi’ni kurduk.

İyimserim, çünkü son yıllarda oluşturulan yasal düzenlemeler 2023 enerji yoğunluğu hedefimizi gerçekleştirebilmek için önemli bir zemin oluşturdu. Sanayimiz enerjiyi daha verimli kullanmaya yönelik projeler geliştiriyor, inovasyon stratejilerinde enerji verimliliğine daha fazla ağırlık veriyor. Bizim Akçansa ve Çimsa tesislerimizde atık ısıdan geri dönüşüm projelerinde sağladığımız başarı, çevresel etkileri azaltmak, enerji maliyetlerimizi düşürmek ve paydaşlarımız ile birlikte sürdürülebilir bir geleceği inşa etmek için neler yapılabileceğini gösteren başarı örnekleri oldular “dedi.

“ENERJİ VERİMLİLİĞİ KONUSUNDAKİ BAŞARILI ÖRNEKLERİ ÇOĞALTMALIYIZ”

Sabancı, tasarruf bilincinin yaygınlaştırılması yönelik şu sözlerle konuşmasını tamamladı; “Türkiye ekonomisinin enerjiyi daha verimli kullanan bir yapıya ulaşması için bu örneklerin ulaştırmadan elektrikli ev aletlerine kadar geniş bir yelpazede artarak devam etmesi gerekiyor. Tasarruf bilincini enerji alanında da yaygınlaştırmalıyız. Hepimiz biliyoruz ki primer enerji kaynaklarımız artan enerji talebimizi karşılamak için yeterli değil.

Enerji ithalatımız cari işlemler dengesi üzerinde önemli bir ağırlığa sahip. Böyle bir durumda, modern enerji kullanımını artırarak toplumun yaşam kalitesini geliştirirken aynı zamanda enerji tasarrufu bilincini de toplumun tüm kesimlerine yaymalıyız. Türkiye’nin büyümesi, gelişmesi, daha da güçlenmesi için gereken enerjiyi israf etmekten kaçınmalıyız. Gelecekte ülkemizin enerjiyi daha rekabetçi, daha verimli, daha çevreci ve daha bilinçli üreten ve tüketen bir enerji sektörü, bölgesinin en önemli enerji aktörü durumuna gelmiş, enerjide bir büyük hub olarak işleyen bir Türkiye olacağına inanıyorum”.