SÜ Sakıp Sabancı Müzesi 2009 Yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nü aldı.

30.12.2009
  • SÜ SAKIP SABANCI MÜZESİ 2009 YILI CUMHUBAŞKANLIĞI KÜLTÜR VE SANAT BÜYÜK ÖDÜLÜ’NÜ ALDI.
  • SÜ SAKIP SABANCI MÜZESİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI GÜLER SABANCI: “BU ÖDÜLÜ BUGÜNE KADAR Kİ ÇALIŞMA VE GAYRETLERİMİZİN TAKDİRİ VE AYNI ZAMANDA DA BUNDAN SONRAKİ ÇALIŞMALARIMIZI TEŞVİK EDEN, SORUMLULUĞUMUZU ARTIRAN BİR ÖDÜL OLARAK KABUL EDİYORUZ.”
  • “ÜLKEMİZİN HER ŞEYİN EN İYİSİNE LAYIK OLDUĞUNA İNANARAK ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ.”

 su_ssm_cum_od_1_640x480.jpg

2009 yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri Çankaya Köşkü’nde düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Bu yıl kültür- sanat kurumu dalında ödüle layık görülen SÜ Sakıp Sabancı Müzesi’nin ödülünü Müze Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün elinden aldı. 

su_ssm_cum_od_2_320x240.jpgSabancı, törende yaptığı konuşmada şunları söyledi, “2009 yılı Cumhurbaşkanlığı Büyük Ödülleri’nin Kültür Sanat dalında kurumsal olarak Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’ne verilmesinden ve huzurunuzda bu ödülü almaktan büyük onur duyuyorum. Bu ödülü bugüne kadar ki çalışma ve gayretlerimizin takdiri ve aynı zamanda da bundan sonraki çalışmalarımızı teşvik eden, sorumluluğumuzu artıran bir ödül olarak kabul ediyoruz. Bugün burada benimle birlikte müzemizin günümüze kadar gelmesinde büyük katkıları olan Sayın Nazan Ölçer ile müzemizdeki ekibi ve benimle Yönetim Kurulu’nda çalışan Sayın Sevil Sabancı, Sayın Nihat Berker, Vakıf Müdürümüz Hüsnü Paçacıoğlu, Sayın Raffi Portakal ve diğer arkadaşlarım var.”

su_ssm_cum_od_3_320x240.jpgGüler Sabancı, konuşmasında müzenin kurucusu Sakıp Sabancı’nın da sanata olan düşkünlüğünü hatırlatarak şunları kaydetti, “Emeği geçenlere teşekkür etmeden önce müzemize adını veren kurucumuz, rahmetli sevgili amcam Sakıp Sabancı’yı anmak istiyorum. Sakıp Sabancı gerçekten öncü ve titiz bir koleksiyoncu idi. 1970’li yıllarda başlayan Osmanlı Hat merakı ile 19.uncu ve 20. inci yüzyıl Türk Resmine olan ilgisi Raffi Portakal’ın teşviki ve danışmanlığı ile başlamıştı. Sakıp Sabancı danışmayı seven, ihtisasa önem ve saygı gösteren, öğrenmeye ve sürekli kendini yenilemeye aç bir kişiydi. Bu süreçte, özellikle Osmanlı Hat Koleksiyonu’nda Sayın Uğur Derman Hocam, ne güzel bir tesadüf ki o da bugün sizin takdirinize şayan olmuştur, gibi birçok ihtisas sahibinden akıl ve görüş almıştır. O zamanlar İslam Eserleri Müzesi müdürü olan Nazan Ölçer de bu kişilere dahildir. Ayrıca herkes bilir ki Sakıp Sabancı duyguların, coşkuların, sevgilerin insanıydı. Koleksiyonunu yıllarca geliştirirken çok sevmiş, her bir fermanı, her bir resmi çocuğu gibi sevmişti. Çok sevmesine rağmen duygularının ötesine geçebilmiş ve günümüzde çok kullanılan “sürdürülebilirlik” kavramına daha çok önem vermişti. Onu büyük bir insan yapan özelliği de buydu. Çok sevdiği koleksiyonlarının dağılmamaları, korunmaları ve gelecek nesillere geliştirilerek aktarılmaları için bir “müze” oluşturulmasının gerekliliğine inanmıştı. 1990’lı yılların sonuna doğru, Sabancı Üniversitesi’nin kuruluşundan sonra ailenin evi olan ve kendisinin ailenin reisi olarak 25 yıldır oturduğu evi, kardeşlerinin de desteği ile Sabancı Üniversitesi’ne tahsis etti ve kendi koleksiyonlarını da müze kurulması şartıyla üniversiteye bağışladı” dedi.

su_ssm_cum_od_4_320x240.jpgKonuşmasında, müzenin kuruluş çalışmalarından da bahseden Sabancı, “2000 yılında başlayan müze kuruluş çalışmalarımızı, 2002 yılında kendisi hayatta iken ve her detayı ile bizzat ilgilenerek gerçekleştirdik. Özel müze olarak Vakıf üniversitesine bağlı olması ise Türkiye’de bir örnek ve bir ilktir. Biz Sabancı Üniversitesi olarak bu sorumluluğun bilincinde ve Sakıp Bey’in vasiyeti doğrultusunda oluşturduğumuz fondan desteklenerek çalışıyoruz. 2003 yılında, konusunda tartışmasız en değerli kişi olan Nazan Ölçer, müze müdürü olarak aramıza katıldı ve müzemizin son 6 yıldır dünya çapında sergileri ve etkinlikleri ile dünyadaki önemli özel müzeler sınıfına girmesini sağladı. Bugün müzemiz huzurlarınızda bizim için tüm çabalarımızın en önemli ödülüyle taçlandırıldı” dedi.

Güler Sabancı, müzenin gelecek yıllardaki hedeflerine de değinerek “Şimdi bu sorumlulukla çıtamızı daha da yukarılara koyuyoruz ve yeni dönemde uluslararası lider müzelerde işbirlikleri ve uzun vadeli projelere doğru çalışmaya devam edeceğiz. Yeni yıla Venedik İstanbul sergisi ile girerken, 2010 Kültür Başkenti olan İstanbul’umuzun tarihten günümüze ulaşan benzersiz geçmişini tüm yönleri ile sunacak olan “Bizans’tan İstanbul’a” sergisi ile hizmete devam edeceğiz. Rahmetli Sakıp Sabancı’nın istediği ve hayal ettiği gibi… Ülkemizin her şeyin en iyisine layık olduğuna inanarak çalışmaya devam edeceğiz” şeklinde sözlerini tamamladı.